Bugün sevdiğimiz dostlarımızla kahvaltıda buluştuk.. Eski günleri yad ettik,keyiflendik.. İki dostumuzun küçük kuzuları da eşlik etti bizlere.. Onların keyif çığlıkları arasında sohbet ettik.. Dağhan'ın yanımızda olmaması beni ve babasını çok hüzünlendirdi.. Attık kendimizi yollara yürüdük,yürüdük.. Evimize geldik.. Ama içimizdeki yumru bir türlü geçmek bilmiyor..
Ben bir koltukta Volkan diğerinde..
Konuşmaya başlarsak ağlamaya başlayacağımızı bildiğimiz için alakasız şeylerden kısa cümleler kurup, televizyonda kanal zaplıyoruz..
Varlık içinde yokluk belkide şu an yaşadığımız durumu açıklayacak en iyi terim..
Aileyiz,, yavrumuz var.. Ama ayrı..
Ben ,biz bir karar verdik.. Sanırım artık bu yokluğa daha fazla katlanamayacağım.. Hafta sonları O'nu görmek artık yetmiyor..
Ve her geçen gün içimizdeki yumru daha da büyüyor..
Dağhan'ı geri getireceğiz..
Mutlaka burada da iyi bir yer bulabiliriz değil mi?..
Kuzumu çok özledim.. Çok..
Bugün kendimi çok eksik hissettim..
Bugün iyi değilim..
Yarın geçer mi bilmiyorum..
Nefesim tıkanıyor,, ağlamamak için dişlerimi sıkıyorum..
Ağlasam iyi gelir belki ama bir türlü olmuyor..
Yutkunamıyorum...